![]()
Komşusunun ineğinin kendisininkinden daha verimli olduğunu düşünen bir çiftçi, hayvanları değiş tokuş ettikten sonra gerçeği fark eder. Bu masal, başkalarıyla kıyas yapmanın insanı yanıltabileceğini ve sahip olduklarımızın değerini bilmenin önemini anlatıyor.
Açgözlü Çiftçi ve İnek Masalı
Bir köyde yaşayan çiftçi, her sabah erkenden ahırına gidip ineğini sağarmış. Kovadaki sütü gördüğünde, hayvanının az süt verdiğini düşünür ve daha verimli bir ineği olmasını istermiş.
Bir gün komşusunun ahırından çıkan iri ve parlak tüylü ineği görünce kendi hayvanını daha da yetersiz bulmuş. Komşusunun ineğinin çok süt verdiğini varsayarak ona imrenmeye başlamış.
Bu düşünce aklından çıkmayınca komşusuyla konuşmuş. Sohbet sırasında ikisinin de kendi ineğinden memnun olmadığını anlamışlar. Hangisinin daha verimli olduğunu görmek için hayvanlarını bir süreliğine değiştirmeye karar vermişler.
Çiftçi yeni ineğini umutla sağmış ve her seferinde kovada daha çok süt görmeyi beklemiş. Ancak günler geçtikçe süt miktarının eski ineğinden aldığına neredeyse eşit olduğunu fark etmiş.
Bir sabah, “Bu inek de eskisi kadar süt veriyor,” diye düşünmüş. Sorunun hayvanlarda değil, kendi bakış açısında olduğunu anlamış. Başkasının sahip oldukları daha iyi görünebilirmiş; fakat gerçek, hayal edildiği kadar farklı olmayabilirmiş.
Hikâyenin dersi
Başkalarının sahip olduklarına bakıp elimizdekileri değersiz saymamalıyız. Dışarıdan kusursuz görünen şeyler, yakından bakıldığında düşündüğümüz gibi çıkmayabilir. Mutluluğu sürekli kıyaslama yoluyla aramak yerine, sahip olduklarımızın değerini bilmeliyiz.
Masalın verdiği ders, “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür” atasözüyle de ifade edilir.