Rudyard Kipling’in Birleşik Krallık kökenli masalı “İhtiyar Kanguru’nun Şarkısı”, kendisini diğer hayvanlardan farklı ve popüler kılmak isteyen kibirli bir kangurunun, Sarı-Köpek Dingo tarafından Avustralya boyunca kovalanmasını anlatıyor. Öyküde kangurunun bugünkü uzun arka bacaklı, zıplayan biçimine nasıl kavuştuğu mizahi bir dille aktarılıyor.
Kangurunun üç tanrıdan isteği
Masalın başında Kanguru, dört kısa bacağı olan gri ve yünlü bir hayvandır. Avustralya’nın ortasında bir kayalıkta dans ettikten sonra saat altıda Küçük Tanrı Nqa’ya gider ve öğleden sonra beşe kadar diğer hayvanlardan farklı olmayı ister. Nqa, onu başından savar.
![]()
Kanguru, kahvaltıdan sonra saat sekizde bu kez Ortanca Tanrı Nquing’e başvurur. Sadece farklılaşmayı değil, çok popüler olmayı da diler. Nquing de ona yardım etmez. Akşam yemeğinden önce saat onda Büyük Tanrı Nqong’un karşısına çıkar; isteğine bu kez peşinden çok koşulmasını da ekler.
Nqong, isteği yerine getireceğini söyler ve her zaman aç olan Sarı-Köpek Dingo’yu çağırır. Kanguru’yu göstererek Dingo’dan onu gerçekten peşinden koşturmasını ister.
![]()
Dingo’nun peşinde Avustralya boyunca
Dingo, Kanguru’ya bakıp onun ne tür bir hayvan olduğunu sorar; ardından kovalamaca başlar. Dört kısa bacağıyla kaçan Kanguru, çölleri, dağları, tuz düzlüklerini, sazlıkları, ağaçlık alanları ve otlakları aşar. Dingo ise aç ve gülümseyen bir halde peşini bırakmaz; ne belirgin biçimde yaklaşır ne de uzaklaşır.
Kanguru’nun ön bacakları ağrıyınca koşmayı sürdürür. Wollgong Nehri’ne geldiklerinde köprü ya da feribot olmadığını görünce ayağa kalkıp zıplar.
![]()
İlk sıçrayışında bir yarda, sonra üç ve beş yarda ilerler. Arka bacakları güçlenip uzarken ön ayaklarını yukarı kıvırır ve kuyruğunu denge için uzatır. Dingo da koşmaya devam eder; hem açlığı hem de Kanguru’nun neden zıpladığını anlayamaması sürer.
Sonunda Nqong, saat beş olduğunu bildirir. Yorgun Dingo yere oturup dilini çıkararak ulur. Kanguru da yere çöker, kuyruğunu arkasına dayayıp bu çilenin sona ermesine sevindiğini söyler.
![]()
İsteğin beklenmedik sonucu
Nqong, Kanguru’ya kendisi için yaptıklarından dolayı Dingo’ya teşekkür etmesi gerektiğini hatırlatır. Kanguru ise Dingo’nun onu çocukluk evinden ve düzenli yemek saatlerinden uzaklaştırdığını, biçimini geri alamayacağı şekilde değiştirdiğini ve bacaklarını perişan ettiğini söyler.
Nqong, Kanguru’nun farklı ve çok aranan biri olmayı kendisinin istediğini belirtir. Kanguru, dileğinin büyüyle gerçekleşeceğini sandığını, yaşananların ise bir eşek şakasına benzediğini anlatır. Nqong yeniden Dingo’ya ıslık çalmakla tehdit edince özür diler ve yalnızca sabahtan beri yemek bulamadığı için aç olduğunu açıklamaya çalıştığını söyler. Dingo da kendisinin aynı durumda olduğunu ve çayının yanında ne yiyeceğini sorar.
Nqong, ertesi gün gelip sormalarını ister; çünkü o sırada yıkanacaktır. Böylece Kanguru ile Dingo Avustralya’nın ortasında baş başa kalır ve ikisi de olanlardan diğerini sorumlu tutar.
Masalın sonunda yer alan şarkı, Nqong’un başlattığı yarışı ve Kanguru ile Dingo’nun Avustralya kıtası boyunca gidip geri gelişini anlatır. Şiirde, bu koşunun otuz derece boyunca Torres Boğazı’ndan Leeuwin’e uzandığı söylenir.
![]()