Altı yaşındaki Mert, dedesinden kalan eski bir sandıkta “Farklı Dünyaların Defteri” adlı mavi kapaklı bir kitap bulur. Defterdeki parlak çizime dokununca kendini bambaşka bir yerde bulan Mert, Luna’yla birlikte Gökyüzü, Ormanlar ve Sular dünyalarını keşfederken paylaşmayı ve doğayı korumayı öğrenir.
![]()
Eski sandıktaki büyülü defter
Güneşli bir sabah evde tek başına kalan Mert, oyuncaklarından sıkılınca odasının köşesindeki dedesinden kalma ahşap sandığı açar. İçinden eski kitaplar, sararmış mektuplar ve renkli bir top çıkar. En altta ise üzerinde altın harflerle “Farklı Dünyaların Defteri” yazan mavi bir defter bulur.
Sayfaları karıştırırken parlak, yuvarlak bir çizimin altında “Dokun ve hayal et. Cesur kalpler için kapı açılır” sözlerini görür. Mert çizime parmağıyla dokunur; etrafını yumuşak bir ışık sarar. Işık dağıldığında kendini gökyüzü mavisi bulutların, gökkuşağı renkli ağaçların ve ışıldayan çimenlerin bulunduğu farklı bir dünyada bulur.
![]()
Luna’dan Gökyüzü Dünyası’nın kuralları
Mert’in yanına kelebek kanatlı, pamuk şekeri gibi saçları olan Luna gelir ve buranın Gökyüzü Dünyası olduğunu söyler. Luna, büyülü defterin meraklı, iyi kalpli ve cesur çocuklara farklı dünyaların kapısını açtığını anlatır.
Luna havalanınca Mert de onun yardımıyla uçmayı dener. Önce biraz ürkse de rüzgârın yüzüne dokunuşuyla rahatlar. Aşağıda şarkı söyleyen kuşları, bulutların üzerinde oyun oynayan çocukları görür. Luna, bu dünyada uçarken dikkatli ve sorumlu olmanın, çevredeki canlıları düşünmenin önemli olduğunu hatırlatır.
Çocukların sırayla tek bir uçan topla oynadığını gören Mert, burada herkesin paylaşmayı bildiğini fark eder. Luna, başka dünyaları da tanıması için Mert’e yeni bir yolculuk önerir.
![]()
Ormanlar Dünyası’nda yaralı kuşa yardım
Luna, Mert’ten gitmek istediği yeri gözünde canlandırmasını ister. Birlikte üçe kadar sayıp Ormanlar Dünyası’na geçerler. Gür ağaçlarla, yosunlarla ve rengârenk çiçeklerle dolu ormanda Luna, doğayı korumanın önemini anlatır. Burada Pofuduk adlı küçük tavşanla tanışırlar; Luna onu ormanın rehberi olarak tanıtır.
![]()
Mert yerde bir naylon parçası bulup neden orada olduğunu sorar. Luna, doğaya atılan çöplerin uzun süre kalabileceğini ve hayvanlara zarar verebileceğini açıklar. Pofuduk’un telaşla peşinden gitmeleri üzerine bir ağacın yakınında kanadı çalılıklara dolanmış küçük bir kuş görürler. Kuşun yanında plastik poşet vardır.
Luna’nın dikkatli olma uyarısıyla Mert önce poşeti kenara alır, ardından kuşun kanadını dallardan yavaşça kurtarır. Serbest kalan kuş Mert’in omzuna konup saçlarına dokunur, sonra uçup gider. Mert, bundan sonra yere çöp atmayacağına ve başkalarını da uyarmaya çalışacağına söz verir.
Ormanda dolaşırken Mert, Luna’dan ağaçların nefes alması, kuşların yuva yapması ve karıncaların birlikte çalışması hakkında bilgi edinir. Herkesin görevini yapmasının dünyayı güzelleştireceğini düşünür. Ardından Luna, onu Sular Dünyası’na götürmeyi teklif eder.
![]()
Sular Dünyası’nda yeni bir karşılaşma
Mert ve Luna, mavi denizleri, balıkları, denizkızlarını ve mercanları hayal ederek birlikte sayar. Gözlerini açtıklarında berrak bir denizin kıyısında, yumuşak beyaz kumların üzerindedirler. Luna burada suyu temiz tutmanın ve israf etmemenin önemli olduğunu söyler.
Mert suya dokunurken gümüş renkli pulları ve parlak mavi gözleri olan küçük bir balık sudan başını çıkarır. Kendini Maviş diye tanıtan balık, Mert’e merhaba der. Balığın konuşabildiğini fark eden Mert şaşkınlıkla ona soru yöneltir.