Küçük Lucie, kaybettiği cep mendilleriyle önlüğünü ararken tepelerin içinde yaşayan gizemli bir çamaşırcıyla karşılaşır. Beatrix Potter’ın Birleşik Krallık kökenli masalında, hayvanların çamaşırlarını ütüleyen Bayan Tiggy-Winkle’ın gerçek kimliği de yolculuğun sonunda ortaya çıkar.
Lucie kayıp çamaşırlarını aramaya çıkıyor
Little-town çiftliğinde yaşayan Lucie, cep mendillerini sık sık kaybeder. Bir gün avluya ağlayarak gelir; üç mendilinin ve bir önlüğünün ortada olmadığını söyler. Önce Tekir Kedicik’e, ardından benekli tavuk Sally Henny-penny’ye sorar. Kedicik patilerini yalamayı sürdürür; tavuk ise gıdaklayıp ahıra doğru gider.
![]()
Lucie bir dala konmuş kızılgerdine de danışır, ancak kuş uçup gider. Bunun üzerine çite tırmanıp Little-town’ın arkasındaki, bulutlara uzanıyormuş gibi görünen tepeye bakar. Çimenlerin üzerinde beyaz parçalar seçtiğini sanınca yokuşu hızla tırmanmaya koyulur.
Yol, fokurdayarak çıkan küçük bir su kaynağının yanından geçer. Bir taşın üstüne konmuş teneke kutu suyu tutmaya yetmez; ıslak kumda ise küçücük ayak izleri görülür. Patika büyük bir kayanın altında sona erdiğinde Lucie, eğreltiotu saplarından yapılmış çamaşır direkleri ve minik mandallar bulur; fakat kendi mendilleri orada değildir.
![]()
Tepenin içindeki çamaşırhane
Kayanın altında tepenin içine açılan bir kapı vardır. İçeriden çamaşır ve ütüyle ilgili bir şarkı duyulur. Lucie kapıyı çalıp içeri girince taş zeminli, ahşap kirişli, küçük eşyalarla dolu derli toplu bir mutfakla karşılaşır. Odada ütü tutan kısa boylu, tombul bir çamaşırcı durmaktadır.
Çamaşırcının adı Bayan Tiggy-Winkle’dır. Başlığının altından saç yerine dikenler görünür; kendisini “mükemmel bir ince kolacı” diye tanıtır. Sepetinden çıkardığı ilk giysinin Lucie’ye ait olmadığını, kızılgerdinin küçük kırmızı yeleği olduğunu açıklar.
Ardından kuşların ve başka hayvanların çamaşırlarını gösterir. Çıtkuşu Jenny’nin kuşüzümü şarabıyla lekelenmiş masa örtüsü, Sally Henny-penny’nin yıpranmış çorapları ve yaşlı Bayan Tavşan’ın soğan kokan mendili bunlar arasındadır. Tekir Kedicik’in eldivenlerini yıkamak yerine yalnızca ütülediğini de anlatır.
Lucie kendi mendillerini ve önlüğünü görünce sevinir. Bayan Tiggy-Winkle önlüğün fırfırlarını düzeltip kabartır; ardından başka giysilerle ilgilenir. Baştankara Tom için kolalanacak küçük gömlek yakaları, Skelghyl’deki kuzuların yün paltoları, farelerin kahverengi ceketleri, köstebeğin yeleği ve Tavşan Peter’ın çekmiş mavi ceketi de çamaşır yığınındadır. Giysilerin yıkanırken karışmaması için işaretlendiğini söyler.
![]()
Sepet boşalınca Bayan Tiggy-Winkle kendisi ve Lucie için çay hazırlar. Çamaşırlarını bitirip ateşin önünde oturan ikilinin ardından giysiler bohçalar hâlinde bağlanır. Lucie’nin temiz mendilleri de önlüğüne katlanıp gümüş bir çengelli iğneyle tutturulur. İkili kapıyı kilitler, anahtarı eşik altına bırakır ve çamaşır bohçalarıyla tepeden aşağı iner.
Bayan Tiggy-Winkle’ın sırrı
Yol üzerinde Tavşan Peter, Tavşan Benjamin ve başka küçük hayvanlarla kuşlar onları karşılar. Bayan Tiggy-Winkle, temizlenmiş giysileri sahiplerine dağıtır; hayvanlar çamaşırcıya minnettarlıklarını gösterir. Tepenin eteğindeki çite vardıklarında Lucie’nin elinde yalnızca kendi küçük bohçası kalmıştır.
Lucie çitin üzerinden geçip teşekkür etmek için arkasına döndüğünde Bayan Tiggy-Winkle’ı göremez. Tepeden yukarı koşan, üzeri dikenlerle kaplı kahverengi bir kirpi vardır; yerdeyse çamaşırcının başlığı, şalı, elbisesi ve jüponu kalmıştır. Lucie’nin karşılaştığı kişinin bir kirpi olduğu böylece anlaşılır.
![]()
Masalın sonunda bazı kişilerin Lucie’nin çitin üzerinde uyuyakaldığını söylediği aktarılır. Ancak anlatıcı, Lucie’nin üç temiz mendilini ve gümüş çengelli iğneyle tutturulmuş önlüğünü bulduğunu hatırlatır; ayrıca Cat Bells adlı tepenin arkasındaki kapıyı gördüğünü ve Bayan Tiggy-Winkle’ı tanıdığını söyler.
![]()