Japonya kökenli “Dili Kesik Serçe” masalı, pirinç lapasını yiyen küçük serçenin yaşlı kadın tarafından cezalandırılmasının ardından yaşlı adamın onu arayışını anlatıyor. Bambu ormanındaki serçe hanında yaşananlar, iki yaşlının farklı seçimlerinin sonuçlarını ortaya koyuyor.
Yaşlı adam serçesini aramaya çıkıyor
Çocuğu olmayan iyi kalpli yaşlı adam, küçük bir serçeyi sevgiyle besleyip büyütür. Bir gün adam odun kesmek için dağa giderken yaşlı kadın, çamaşır yıkamakta kullanacağı pirinç lapasını mutfakta unutur. Kafesinden çıkan serçe lapayı yiyince kadın öfkelenir; makasla kuşun dilini kesip onu evden kovar.
Akşam eve dönen yaşlı adam kafesi boş bulur. Kadından serçenin başına gelenleri öğrenince kuşun çektiği acıya üzülür ve gece boyunca uyuyamaz. Ertesi sabah bastonunu alarak yola çıkar; dağları, tepeleri ve dereleri aşarken serçesini seslenerek arar. ![]()
Bir bambu ormanının içinden serçenin evinin orada olduğunu bildiren bir ses gelir. Adam sesin izinden giderek kırmızı kapılı serçe hanına ulaşır. Karşısına çıkan küçük serçenin dili iyileşmiştir; kuş yeniden şakıyabilmektedir.
Serçe, lapayı yediği için özür diler. Yaşlı adam ise asıl özür dilemesi gerekenin kendisi olduğunu söyleyerek ona yaşattıkları acıdan dolayı üzüntüsünü belirtir. Serçenin kardeşleri ve arkadaşları yaşlı adamı sıcak yemekler, tatlı yemişler ve balıklarla ağırlar; ardından ona neşeyle serçe dansı yaparlar. ![]()
Yaşlı adam küçük sandığı seçiyor
Gün batarken eve dönmek isteyen yaşlı adama serçeler, armağan olarak iki hasır sandıktan birini seçmesini söyler. Büyük sandığın ağır, küçük sandığın hafif olduğunu belirtirler. Yolunun uzun, kendisinin de yaşlı olduğunu düşünen adam küçük sandığı alır.
Evde sandığı açınca içinden altınlar, gümüşler, kırmızı mercanlar ve güzel ipek kumaşlar çıkar. Bu zenginliği gören yaşlı kadın, adamın büyük sandığı seçmemesine kızar ve kendisinin gidip onu alacağını söyler. Yaşlı adam onu açgözlülük etmemesi için uyarsa da kadın yola koyulur. ![]()
Büyük sandık yaşlı kadını korkutuyor
Yaşlı kadın, yaşlı adamın daha önce söylediği sözlerle serçeyi bulur. Serçenin ziyafet davetini kabul etmez ve doğrudan armağan sandığını ister. Büyük sandığı seçince serçeler, evine varana kadar kapağı açmaması gerektiğini söyler. Kadın sandığı alıp teşekkür etmeden yola çıkar. ![]()
Yürüdükçe ağırlaşan sandık kadını zorlar. İçinde çok hazine olduğunu düşünen kadın dayanamayıp yol kenarında kapağı açar. Ancak sandıktan altın ve gümüş yerine tek gözlü ve üç gözlü canavarlar, uzun boyunlu bir canavar ve dev bir kurbağa çıkar. Canavarlar ona ters ters bakıp seslenince kadın korkuyla sandığı fırlatır ve kaçar. ![]()
Yaşlı kadın davranışını değiştiriyor
Eve korku içinde dönen kadın, yaşlı adama serçenin dilini kestiğini ve açgözlülük ettiğini söyleyerek pişmanlığını dile getirir. Bir daha böyle davranmayacağına söz verir. Yaşlı adam onun sırtını şefkatle sıvazlar; kadının gözlerinden yaşlar dökülür.
O günden sonra yaşlı kadın iyi kalpli birine dönüşür. İlkbahar geldiğinde bahçeye darı taneleri serpip serçeleri bekler. Bambu ormanındaki handan küçük serçe de onları ziyarete gelir; yaşlı çiftin bahçesi serçelerin neşeli sesleriyle dolar. ![]()