Minik cüce geyik Kancil, ormanda karşılaştığı aç kaplanın tehdidinden zekâsıyla kurtuldu. Bir manda tezeğini Kral Süleyman’ın özel lapası gibi gösteren Kancil, kaplanın oyalanmasını sağlayıp kaçmayı başardı.
Kaplanın kükremesi Kancil’i alarma geçirdi
Gür ormanda yaşayan, kedi boyutlarındaki Kancil bir ağacın altında dinlenirken yakından gelen güçlü bir kükreme duydu. Sesin sahibi, çalıların arasından giderek yaklaşan iri, çizgili bir kaplandı.
![]()
Saklanacak bir yer bulamayan Kancil’in yakınında yalnızca bir manda tezeği yığını vardı. Hemen geniş bir yaprak kopardı, tezeğin yanına oturdu ve onu ciddi bir ifadeyle yelpazelemeye başladı.
Kaplan çalıların arasından çıkınca Kancil’e ne yaptığını sordu. Kancil, yelpazelediği şeyin bütün hayvanların kralı Kral Süleyman’a ait özel bir lapa olduğunu söyledi. Kralın emriyle yemeği koruduğunu, bunu ancak kendisinin yapabileceğini de ekledi.
Kancil, kaplanı oyalarak kaçtı
Aç kaplan, kahverengi yığına bakıp lapanın tadını merak etti ve biraz tatmak istedi. Kancil ise kendisinin bile yemeği hiç denemediğini söyleyerek önce itiraz etti. Kaplan öfkelenip keskin pençelerini ve dişlerini gösterince Kancil, bir şartla izin vereceğini belirtti: Uzaklaşana kadar kaplan arkasına bakmayacak, ardından lapayı yiyebilecekti.
![]()
Kaplan bu koşulu kabul etti. Kancil önce yavaşça uzaklaştı, sonra hızlanıp koşmaya başladı. Bir süre sonra uzaktan kaplana yemeğe başlayabileceğini seslendi.
![]()
Kaplan tezeğin büyük bir lokmasını ağzına attı. Tadı karşısında şaşkına döndü; lokmayı tükürüp dilini yapraklarla silerken bunun lapa değil, manda tezeği olduğunu anladı.
![]()
Öfkeyle Kancil’in adını kükreyerek seslendi ve onu bulacağına dair tehdit savurdu. Ancak Kancil çoktan ormanın derinliklerine ulaşmıştı. Güvenli bir yerde durup soluklandı ve kahkahalarla güldü. Kral Süleyman’ın lapası hiç var olmamıştı; Kancil, aklını kullanarak kaplanın elinden kurtulmuştu.
![]()
Güç yerine zekânın öne çıktığı bir masal
Güneydoğu Asya’nın, özellikle Endonezya ve Malezya’nın sözlü geleneğiyle ilişkilendirilen “Kral Süleyman’ın Lapası” masalının bilinen bir yazarı ya da kesin bir ilk yayımlanma tarihi bulunmuyor. Hikâyenin başkahramanı Sang Kancil, küçük bedenine karşın kurnazlığıyla tehlikelerden sıyrılan cüce geyik olarak anlatılıyor.
Masalda Kancil’in Kral Süleyman’ın adını kullanması, kralın hayvanlar ve doğa üzerindeki otoritesine ilişkin anlatı geleneğinin hikâyedeki yerini gösteriyor. Öykü; kaba kuvvet karşısında zekâyı, korku anında sakin kalmayı ve açgözlülüğün kişiyi nasıl yanıltabileceğini mizahi bir olay üzerinden işliyor.