Altı yaşındaki Mete, okul başlamadan önce yeni arkadaşlar edinme fikriyle heyecanlanırken babasının onu okulda unutmasından ve öğretmeninin kızmasından da endişe ediyordu. Babası Mahmut’un desteği ve sınıfta tanıştığı Elif sayesinde ilk günün sonunda okulda kendini daha rahat hissetti.
![]()
Okul başlamadan önceki kaygılar
Mete, evlerinin yakınındaki parkta vakit geçirmeyi seven, meraklı bir çocuktu. Okulun açılmasına üç gün kala oyuncak arabalarını sıraya dizip onların okula gittiğini söyledi. Ancak sesindeki tedirginliği fark eden babası Mahmut, oğluna okuldan korkup korkmadığını sordu.
Mete hem yeni arkadaşlar ve oyunlar için heyecanlandığını hem de babasının onu okulda unutmasından kaygı duyduğunu anlattı. Mahmut, onu unutmayacağına dair güvence verdi; okulda saymayı, çizim yapmayı, harfleri ve şarkıları öğrenebileceğini söyledi. Öğretmenlerin çocukları sevdiklerini, zaman zaman kuralları hatırlatmalarının kızdıkları anlamına gelmediğini de ekledi.
![]()
O gece yatağındaki fosforlu yıldızlara bakan Mete, okuldan hoşlanmaya çalışmaya karar verdi. Yine de içindeki korku tamamen geçmemişti.
Mahmut, Mete’yi okul kapısına kadar götürdü
İlk okul günü sabahı Mete, yeni mavi çantasını taktı. Çantasında renkli kalemleri, hayvan resimli defteri ve annesinin hazırladığı sandviçler vardı. Babası elini tutarak onunla okula yürüdü.
Kalabalık bahçeyi görünce Mete’nin kaygısı arttı. Mahmut, çevredeki çocukların da onun gibi olduğunu ve yeni arkadaşlar edinebileceğini söyledi. Ayrıca okul kapısında bekleyeceğini, Mete’yi almadan ayrılmayacağını belirtti.
![]()
Öğretmeni Şebnem, Mete’yi gülümseyerek karşıladı. Çantasındaki uzay roketlerini fark edince yıldızlar hakkında konuşabileceklerini söyledi. Sınıfta renkli resimler, harfler, sayılar, oyuncak bloklar ve yapbozlar vardı. Mete mavi blokları görünce babasıyla evde yaptıkları kuleleri hatırladı; bu da onu biraz rahatlattı.
Mete sınıfta Elif’le tanıştı
Şebnem Öğretmen çocukları tanışma çemberine çağırdı. Mete’nin yanına oturan Elif, elindeki sarı oyuncak dinozoru göstererek kendisini tanıttı. Okula onun da korkarak geldiğini, fakat artık arkadaşları olduğunu söyledi. Mete de endişeli olduğunu paylaşınca Elif, birlikte olurlarsa daha az korkabileceklerini dile getirdi.
![]()
Çemberdeki diğer çocukların da çekingen olduğunu gören Mete, yalnızca kendisinin böyle hissetmediğini anladı. Ardından sınıf, içinde arkadaşlık, oyun ve öğrenmek gibi sözcüklerin yer aldığı okul şarkısını söyledi. Mete ritme avuçlarını vurarak eşlik etti.
Öğleye doğru çocuklar kendilerini ve sevdikleri bir şeyi resmetti. Mete, kollarını açmış gülümseyen bir çocuk ve büyük sarı bir yıldız çizdi; yıldızın içine de küçük bir baba figürü ekledi. Babasının ona “Sen benim yıldızımsın” dediğini anlattı. Elif de resmine oyuncak dinozoru Dino’yu çizdi.
![]()
Okul çıkışında babasına kavuştu
Günün sonunda Şebnem Öğretmen çocukları kapıya götürdü. Mete, babasının gelip gelmediğini merak etti; ancak kapının önünde Mahmut’u el sallarken gördü. Babasına koşup sarıldı. Okulun önce korkutucu geldiğini, sonra biraz sevdiğini ve Elif adında bir arkadaş edindiğini anlattı.
![]()
Mahmut, oğlunun yeni bir arkadaş edinmesine sevindiğini ve onunla gurur duyduğunu söyledi. Eve yürürlerken Mete, gün boyunca yaşadıklarını; şarkıyı, çizimini, sınıftaki harfleri ve dünya haritasını babasına anlattı.
![]()
Akşam yatmadan önce Mahmut, Mete’ye o gün yeni ne öğrendiğini sordu. Mete, herkesin korkabileceğini ama birlikte olunca korkunun küçüldüğünü söyledi. Ayrıca sınıftaki çocukların da ilk okul günlerini yaşadığını ve korkan tek kişinin kendisi olmadığını fark ettiğini anlattı.
![]()