Ailén, yaz tatilinde dedesiyle Bariloche’de buluştuğunda Nahuel Huapi Gölü’nün derinliklerinde yaşadığı anlatılan eski bir efsaneyi dinler. Dedesinin anlattıkları, gölde görüldüğü ileri sürülen gizemli bir yaratığın izini geçmişten günümüze taşır.
Gölün adındaki eski anlatı
Okulların kapanmasıyla her yaz birkaç günlüğüne Bariloche’ye giden Ailén’in dedesinin evi, Nahuel Huapi Gölü’nün karşısındadır. Bir akşam mate hazırlayan dedesi, gölün adının Mapuçe dilinde “kaplan adası” anlamına geldiğini anlatır: “Nahuel” kaplanı, yani yaguaretéyi; “huapi” ise adayı ifade eder.
Dedesine göre eskiler, gölün derinliklerinde çok eski bir varlığın uyuduğuna inanır. Tehuelçelerin de başka bir ad verdiği söylenen bu yaratık, karanlık sularda yaşar ve tam olarak görülmez; kimi zaman bir gölge, kimi zaman suyun üzerindeki bir sırt ya da tuhaf bir hareket olarak fark edilir.
Garrett ve 1922’deki keşif girişimi
Ailén’in dedesi, yüz yılı aşkın zaman önce Garrett adlı bir adamın kayığıyla giderken göl yüzeyinde metrelerce uzunlukta bir şey gördüğünü anlatır. Garrett, gördüğü şey yeniden suya batınca korkar ve yaşadıklarını yıllarca kimseye söylemez.
Daha sonra, 1922’de Sheffield adlı bir altın arayıcısı, Buenos Aires Hayvanat Bahçesi müdürü Onelli’ye mektup yazar. Sheffield, kıyıda büyük ayak izleri gördüğünü ve gölün ortasında kuğu gibi uzun boyunlu, bilinmeyen bir hayvanla karşılaştığını bildirir.
Onelli bunun üzerine bir keşif gezisi düzenler. Avcılar, fotoğraf makineleri ve meraklılar bölgeye gelir. Dönemin gazeteleri yaratığı, dinozorlarla aynı dönemde yaşadığı düşünülen dev sürüngenlerden plesiyozora benzeterek resmeder. Nahuel Huapi canavarı, Arjantin genelinde konuşulur.
Nahuelito’yla karşılaşma
Arama çalışmaları sonuç vermez; gölde hiçbir şey bulunamaz. Dede, bunun belki de daha iyi olduğunu söyler. Ona göre eski halklar gizemden korkmak yerine ona saygı duyar; göldeki varlığı avlanacak bir canavar değil, korunup rahat bırakılması gereken bir güç olarak görürdü. Bu nedenle yöre halkının ona sevgiyle “Nahuelito” dediğini anlatır.
Gün batımında Ailén ve dedesi, suyun sessizliğini dinlemek için iskeleye gider. Ailén, gölün ortasında suyun usulca yarıldığını görür. Peş peşe iki karanlık, yuvarlak sırt belirir; ardından boynu andıran uzun ve kıvrımlı bir şekil yükselip sıçrama olmadan yeniden suya dalar.
Ailén korkmak yerine, dünyanın sandığından daha büyük olduğunu fark etmiş gibi sıcak bir hisse kapılır. Dedesine gördüğünün Nahuelito olup olmadığını sorar. Dedesi bunun mümkün olduğunu, ancak bir kütük, rüzgâr ya da Ailén’in hayal gücü de olabileceğini söyler. Kesin yanıtın bulunmamasının efsaneyi yaşattığını ve gerçeğin öğrenilmesinin gölün büyüsünü azaltabileceğini ekler.
Eve dönerken Ailén, karanlık suya son kez bakıp usulca “İyi geceler, Nahuelito” der. Gölden gelen küçük bir dalga, ona sanki bir karşılık gibi görünür.