Cadılar Bayramı gecesi yola çıkan iki genç, müzik ve dans seslerinin geldiği gizemli bir peri meskenine rastlar. İçlerinden biri dansa katılırken diğeri kapıya bir iğne saplayıp ayrılır. Arkadaşını almaya bir yıl sonra döndüğünde ise onu hâlâ aynı dansın içinde bulur. John Gregorson Campbell’ın aktardığı anlatı, Ferintosh, Harris, Iona ve Mull çevresinde farklı biçimlerde karşımıza çıkıyor.
Cadılar Bayramı gecesi başlayan kayboluş
Hava karardıktan sonra evlerine viski taşıyan iki genç, yolda müzik duyup aydınlık bir mesken görür. İçeride dans eden bir topluluk vardır. Gençlerden biri sırtındaki viski testisini indirmeye fırsat bulamadan dansa katılır. Diğeri ise evden kuşkulanır; kapıya bir iğne sapladıktan sonra oradan ayrılır.
Aradan tam bir yıl geçince aynı gün arkadaşını almaya geri döner. Genç, sırtındaki testiyle hâlâ dans etmektedir. Yorgun düşmüş olsa da dans ettiği reel’i bitirmesine izin verilmesi için yalvarır. Dışarı çıkarıldığında ise geriye yalnızca bir deri bir kemik kalmış hâli vardır.
![]()
Hikâyenin geçtiği yer kimi anlatımlarda Ferintosh, kimilerinde Harris’teki Büyük Taşlar Yamacı’dır (Leathad nan Clacha mòra). Argyllshire’da anlatılan biçiminde olayın kuzeyde yaşandığı söylenir. Ferintosh versiyonunda gençlerden yalnızca biri perilerin meskeni olan brugha girer ve kapı kapanır. Arkadaşı, onu öldürdüğünden şüphelenilmesine rağmen yaşlı bir adamın öğüdüyle bir yıl sonra aynı yere döner. Açık bulduğu meskenin kapısına çelik koyarak arkadaşını kurtarır. Harris anlatısında ise iki genç, düğün için eve viski götüren bir damatla kayınbiraderidir.
Iona’da peri meskenine giren balıkçılar
Iona’da akşam balık tuttuktan sonra dönen iki genç, adadaki shï-eni açık bulur ve içeri girer. Gençlerden biri elindeki balık dizisini bırakmadan dansçılara katılır. Diğeri kapıya bir olta iğnesi saplayıp kaçmayı başarır.
Bir yıl sonra aynı gün arkadaşını almaya geldiğinde onu hâlâ balıkları elindeyken dans eder bulur. Genç dışarı çıkarıldığında balıklar çürümüştür ve diziden dökülür.
![]()
Donald’ın kayanın içinden gelen daveti
Mull’daki Tobermory’den Grass Point Ferry’ye (Ru-an-fhiarain) posta taşıyan Donald, içkiye düşkünlüğü nedeniyle yolculuk sırasında sık sık oyalanırdı. Bir keresinde Drimfin’in yukarısında, perilerin uğrak yeri olduğu söylenen bir kayanın yakınında uyumak için durdu. Kaya açıldı ve kapısından dışarı ışık yayıldı.
Küçük bir adam Donald’ın yanına gelip İngilizce, “İçeri gel de dansa katıl, Donald,” dedi. Donald kaçtı ve iki mil ötedeki Tobermory evlerine ulaşana kadar durmadı. Yolda arkasından perilerin vızıltı ve hışırtılarını duyduğunu anlattı. Olay, Donald’ın korkusunu ve kendisine yapılan daveti konu alan alaycı bir köy tekerlemesine de girdi:
![]()
“Kalk, kalk, kalk, Donald,
Kalk, Donald, diyordu bir el,
Hadi kalk artık, Donald,
Gel dansa, Donald, gel.”
Anlatıda, Dağlık Bölge’de İngilizce konuşan perilerin en tehlikeli periler olduğu da belirtilir.
Farquhar’ın peri topluluğundaki uzun yolculuğu
Ödünç elek almaya gönderilen Farquhar MacNeill, yolunu kaybederek o akşam açık duran bir brugha girer. İçeride iki kadın el değirmeninde tahıl öğütmekte, iki kadın hamur işi pişirmekte, başka kişiler ise ortada dans etmektedir. Farquhar’a “Farquhar MacNeill, otur şöyle” diye seslenirler. Önce onlarla bir reel dansı yapmayı düşünür; ardından eleği unutur ve topluluktan ayrılmak istemez.
Bir gece perilerle çıktığı yolculuklardan birinde gökyüzünde dörtnala ilerler ve bir evin çatısına sıkışır. Bacadan (fàr-leus) aşağı bakınca bir kadının çocuğu hoplattığını görür. Bu manzara karşısında “Tanrı seni kutsasın” (Dia gu d’bheannachadh) diye seslenir. Kutsal adı söylemesiyle üzerindeki büyü bozulur ve bacadan aşağı düşer.
![]()
Kendine gelen Farquhar, akrabalarını aramaya başlar; ancak kimse onlardan söz edemez. Sonunda çatıda saz döşeyen, gri ve zayıf görünüşlü yaşlı bir adama rastlar. Adam, sorulan kişileri bilmediğini, belki babasının bilebileceğini söyler. Farquhar babasının yaşayıp yaşamadığını sorar; yaşlı adamın hayatta olduğunu ve nerede bulunduğunu öğrenince eve girer.
Evde ateşin yanında oturup çatıyı kaplamak için samandan ip ören (snìomh sìomain) saygın bir adam vardır. O da aranan kişiler hakkında bilgisinin olmadığını, babasına sorulabileceğini belirtir. Yatakta yatan küçücük adam da aynı şekilde kendi babasını işaret eder. Ayakta duramayacak kadar güçsüz bu uzak ata, yatağın ayakucundaki bir kesenin (sporran) içinde bulunur.
![]()
Kesenin içinden çıkarılıp sorgulanan buruşuk yaratık, o kişileri tanımadığını ama babasının onlardan sık sık söz ettiğini söyler. Bu cevabın ardından genç paramparça olur ve kemik yığınına (cual chnàmh) dönüşerek yere yığılır.
Yaşlı kuşaklar üzerine başka bir anlatı
Çok yaşlı insanların kuşaklar boyunca varlığını konu eden bölüm, “Büyük Tasvir Nasıl Öldürüldü” (Mar a chaidh an Tuairisgeul mòr a chur gu bàs) adlı hikâyenin bazı biçimlerinde yer alır. Başka bir anlatımda bir yabancı, kapıda ağlayan yaşlı bir adamla karşılaşır. Yaşlı adam, babasının kendisini dövdüğünü söyler.
Yabancı içeri girip babaya yaşlı oğlunu neden dövdüğünü sorar. Baba, büyükbabanın önceki gün eve geldiğini; yaşlı adamın ise kasketine elini götürüp selam verecek kadar bile nezaket göstermediğini anlatır.