Kedi Ribby, küçük köpek Düşes’i ikindi çayına çağırır. Ancak iki dostun da hazırladığı turtalar ve fırınların karıştırılması, daveti beklenmedik bir telaşa dönüştürür.
İki davet, iki ayrı turta
Ribby mektubunda pembe kenarlı bir tabakta pişen nefis turtadan söz eder ve tamamını Düşes’in yiyeceğini yazar; kendisi muffin tercih edecektir. Düşes, saat dördü çeyrek geçe geleceğini bildirir. Ribby’nin turta daveti ona tuhaf gelir: Düşes de Ribby’yi akşam yemeğine çağırmayı ve kendi hazırlayacağı dana etli, domuz pastırmalı turtayı sunmayı planlamaktadır.
Düşes, Ribby’nin turtasının fareden yapılmış olabileceğinden kuşkulanır. Mektubuna önce “Umarım fare değildir?” diye ekler, sonra bu ifadenin kaba olacağını düşünüp üzerini çizer ve yerine havanın güzel olmasını umduğunu yazar. Yine de endişesi geçmez.
Kilerindeki kendi turtasını fırına koymaya hazır olan Düşes, hamurun biçimini koruması için içine küçük bir teneke kalıp yerleştirmiş, buharın çıkması için de ortasına delik açmıştır. Ribby’nin evinde aynı pembe-beyaz tabaktan bulunduğunu hatırlayınca bir plan kurar: Ribby evde yokken kendi turtasını onun fırınına koyacaktır.
![]()
Fırınlar karışıyor
Ribby, Düşes’in geleceğini öğrenince kendi fareli ve domuz pastırmalı turtasını alt fırına yerleştirir. Evde üst üste iki fırın vardır; bazı düğme ve kulplar ise yalnızca süs olarak yapılmıştır. Ribby, alt fırının kapağını sıkıca kapatır. Turtadaki kemikleri ayıkladığını da kendi kendine hatırlatır; çünkü Düşes, önceki bir davette balık kılçığı yüzünden az kalsın boğulmuştur.
Ribby evi toparlar, masayı beyaz örtüyle hazırlar ve en iyi çay takımını çıkarır. Süt ve tereyağı almak için çiftliğe, ardından çay, kesme şeker ve marmelat için köy dükkânına gider. Yola çıkarken Düşes’le karşılaşır; Düşes’in sepetinin üzeri örtülüdür. İkisi selamlaşır ama davette buluşacakları için konuşmaz.
Düşes, Ribby gözden kaybolunca onun evine koşar. Kendi turtasını üstteki fırına koyar; alt fırında Ribby’nin turtasını bulamayınca şaşırır. Diğer kulpların da sahte olduğunu fark eder ve fareli turtanın nerede olduğunu anlayamadan arka kapıdan çıkar.
![]()
![]()
Ribby dükkândan muffinlerini alıp eve döner. Arka koridordan bir itiş kakış sesi duyduğunu düşünür, ancak ortalıkta kimse yoktur. Alt fırının kapağını güçlükle açar, turtayı çevirir ve mutfağa pişmiş fare kokusu yayılır. Düşes ise çoktan arka kapıdan kaçmıştır.
Bir süre sonra Ribby, evde kimsenin saklanmadığından emin olmak için dolapları ve kileri kontrol eder, ardından üst katta davet için hazırlanır. Geri döndüğünde çayı demler ve alt fırındaki turtanın güzelce kızardığını görür. Düşes, saat dörtte evinden çıkar; erkenden vardığı için Ribby’nin evine inen patikada bekler.
İkindi çayında teneke kalıp sorusu
Dördü çeyrek geçe Düşes kapıyı çalar. Yanında Ribby’ye bahçesinden topladığı çiçekler vardır. Ribby, turtanın birkaç dakika daha pişmesi gerektiğini söyleyip çay ikram eder. Düşes şeker ister, bir kesme şekeri de burnunun üzerine koyar. Kokuyu alırken dana eti ve domuz pastırmasını sevdiğini söyler, ardından yanlışlıkla “fare ve domuz pastırması” diye düzeltir.
Düşes şekerini aramak için masanın altına eğilince Ribby’nin hangi fırını açtığını göremez. Ribby turtayı masaya getirir ve Düşes’e önce ondan ikram eder. Düşes, Ribby’nin muffin yiyeceğini duyunca şaşırır ve küçük teneke kalıba dikkat etmesini söyler.
![]()
Ribby, turta hamurunu dik tutacak bir kalıp koymadığını belirtir. Düşes ise kalıbın turtanın içinde olması gerektiğini söyler ve kaşıkla aramaya koyulur. Ribby, fareli turtalara teneke eşya konulmasına gerek olmadığını açıklayınca Düşes’in şaşkınlığı artar. Turta ve muffinler yenirken Düşes, kalıbın nereye gittiğini anlamaya çalışmayı sürdürür.
![]()
Hikâyenin bu bölümünde iki turtanın fırınlara karışması, Düşes’in kendi turtasını aramasına ve Ribby’nin fareli turtasını yemesine yol açar. Teneke kalıbın akıbeti ise ikili arasındaki sohbetin merkezinde kalır.