Yele Dağı’nın eteklerinde yaşayan küçük fare Kıtır, uyuyan bir aslanı kızdırınca onun pençesine yakalanır. Aslan, Kıtır’ın özrü ve yardım edeceğine dair sözünün ardından onu serbest bırakır. Günler sonra avcıların ağına düşen aslanı kurtaran ise Kıtır’ın cesareti ve keskin dişleri olur.
![]()
Aslan, Kıtır’ı affediyor
Yele Dağı’nın sarı otlarla çevrili eteklerinde yaşayan Kıtır, kuru başakları kemirmeyi seven, küçücük bir fareymiş. Bir öğle vakti oyun oynarken kayanın üzerinde uyuyan ihtiyar aslanı fark etmemiş ve onun yelesinin üzerinden atlamış. Gürültüye uyanan aslan, Kıtır’ı koca pençesiyle yere bastırmış.
Aslan, rahatını kimin bozduğunu sorunca Kıtır korkuyla özür dilemiş ve kendisini bağışlarsa bir gün iyiliğinin karşılığını ödeyeceğini söylemiş. Aslan, minik bir farenin kendisine yardım edebileceği fikrine gülmüş; yine de Kıtır’ın cesaretinden etkilenerek pençesini çekmiş ve onu salıvermiş.
![]()
![]()
Küçük fare aslanı kurtarıyor
Günler geçip mevsimler değiştikten sonra ormandan bir inilti yükselmiş. Avcıların kurduğu kalın halatlı ağa yakalanan aslan, çırpınmasına rağmen kurtulamamış. Sesini duyan Kıtır, başak kemirmeyi bırakıp hemen oraya koşmuş.
Aslanı iplerin arasında çaresiz gören Kıtır, ona korkmamasını söylemiş. Ardından küçük ama keskin dişleriyle halatları kemirmeye başlamış. Saatler süren çabanın sonunda son ip de kopmuş ve aslan özgürlüğüne kavuşmuş.
![]()
Yele Dağı’nda ayrılmaz dostlar
Aslan, kendisi gibi küçük birinin ona yardım edemeyeceğini düşündüğünü itiraf etmiş; en büyük iyiliklerin en küçük kalplerden gelebileceğini söylemiş. O günden sonra aslanla Kıtır ayrılmaz iki dost olmuş. Aslan, gölgesiyle fareyi korurken Kıtır da sevgisiyle onun yanında durmuş.
Masal, kimsenin yardım edemeyecek kadar küçük olmadığını ve hiçbir iyiliğin önemsiz sayılamayacağını anlatıyor.
![]()